Tıbbi içerik ve değerlendirme: Prof. Dr. Doğukan Yıldırım
Son güncelleme ve tıbbi gözden geçirme: 25 Temmuz 2026
Vajina kanseri, vajina duvarını oluşturan hücrelerden gelişen nadir bir jinekolojik kanserdir. Vajina; rahim ağzından başlayarak dış genital bölgeye uzanan kas ve bağ dokusundan oluşmuş kanaldır. “Vajen kanseri” aynı hastalığı ifade eder. Halk arasında kullanılan “doğum yolu kanseri” tanımı ise rahim ağzı, vajina veya vulvadan kaynaklanan farklı hastalıkları kapsayabileceği için tıbben yeterince kesin değildir.
Vajinada görülen her kanser odağı primer vajina kanseri değildir. Rahim ağzı, rahim, vulva, mesane, kalın bağırsak veya başka bir organdan vajinaya doğrudan yayılım ya da metastaz, vajinadan başlayan primer kanserden daha sık görülür. Bu nedenle tedaviden önce tümörün gerçekten hangi organdan kaynaklandığının belirlenmesi gerekir. Primer vajina kanserleri, kadın genital sistem kanserlerinin yaklaşık %2’sini oluşturur.
Önemli: İlişki sonrası kanama, menopoz sonrası kanama, nedeni açıklanamayan kanlı veya sulu akıntı ve vajinada ele gelen kitle mutlaka değerlendirilmelidir. Bu belirtilerin bulunması kanser olduğu anlamına gelmez; ancak muayene ve gerekirse biyopsi yapılmadan nedenleri kesin olarak anlaşılamaz.

Vajina Kanseri Hakkında Kısa Özet
| Konu | Temel bilgi |
|---|---|
| Hastalığın sıklığı | Nadir görülür; kadın genital sistem kanserlerinin yaklaşık %2’sini oluşturur |
| En sık görülen tip | Skuamöz hücreli vajina kanseri |
| Önemli belirtiler | İlişki sonrası veya menopoz sonrası kanama, anormal akıntı, vajinada kitle, cinsel ilişkide ağrı |
| Kesin tanı | Şüpheli alandan biyopsi alınması ve patolojik inceleme |
| Lokal yayılımın değerlendirilmesi | Pelvik MR |
| Uzak yayılımın değerlendirilmesi | Toraks-abdomen-pelvis BT; seçilmiş hastalarda PET-BT |
| Erken evrede tedavi | Seçilmiş küçük tümörlerde cerrahi veya radyoterapi |
| Lokal ileri evrede tedavi | Genellikle dıştan radyoterapi ve brakiterapi; uygun hastalarda eş zamanlı kemoterapi |
| Tedavi planlaması | Tümörün yeri, boyutu, histolojik tipi, evresi, önceki tedaviler ve hastanın beklentileri birlikte değerlendirilir |
Vajina kanseri nadir olduğu için tedaviye ilişkin bilimsel kanıtların önemli bir bölümü retrospektif çalışmalara ve serviks kanseri tedavisinden elde edilen verilere dayanır. Bu nedenle hastaların jinekolojik onkoloji, radyasyon onkolojisi, medikal onkoloji, radyoloji ve patoloji uzmanlarının bulunduğu multidisipliner bir ekip tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Vajina Neresidir?
Vajina, rahim ağzı ile dış genital bölge arasında bulunan esnek ve kaslı bir kanaldır. Vajinanın:
- Üst bölümü rahim ağzı ve mesane tabanına,
- Ön duvarı mesane ve idrar kanalına,
- Arka duvarı rektuma,
- Alt bölümü ise vulva ve vajina girişine komşudur.
Bu yakın anatomik ilişki, vajina kanserinin tanı ve tedavisinde özellikle önemlidir. Tümörün idrar kanalı, mesane, rektum, anal kanal veya rahim ağzına yakın olması, uygulanabilecek cerrahi işlemleri ve radyoterapi planını doğrudan etkileyebilir.
Vajina, Vulva ve Rahim Ağzı Aynı Yapılar mıdır?
Hayır. Bu üç yapı anatomik olarak birbirinden farklıdır:
- Vajina, rahim ağzından dış genital bölgeye uzanan iç kanaldır.
- Vulva, büyük ve küçük dudaklar, klitoris, vajina girişi ve çevresindeki dış genital dokulardır.
- Rahim ağzı veya serviks, rahmin vajinaya açılan alt bölümüdür.
Vajina girişinde veya dış genital bölgede gelişen bir lezyon vulva kanseri, rahim ağzından kaynaklanan bir tümör ise rahim ağzı kanseri olarak değerlendirilir.

Primer ve Sekonder Vajina Kanseri Arasındaki Fark Nedir?
Primer Vajina Kanseri
Primer vajina kanseri, kanserin doğrudan vajina dokusundan başladığı durumdur. Tıbbi sınıflandırmada primer vajina kanseri tanısı koyabilmek için tümörün rahim ağzı veya vulvadan kaynaklanmadığının gösterilmesi gerekir.
Rahmi ve rahim ağzı bulunan bir hastada vajinadaki tümör rahim ağzını da tutuyorsa, hastalık genellikle vajina kanseri değil rahim ağzı kanseri olarak sınıflandırılır.
Sekonder Vajina Tutulumu
Vajinanın başka bir kanser tarafından tutulması primer vajina kanserinden daha sık görülür. Vajinaya yayılım gösterebilen hastalıklar arasında:
- Rahim ağzı kanseri,
- Rahim kanseri,
- Vulva kanseri,
- Yumurtalık kanseri,
- Mesane ve idrar yolu kanserleri,
- Rektum ve kalın bağırsak kanserleri,
- Daha nadiren uzak organ kanserleri
yer alabilir.
Bu ayrım yalnız isimlendirme açısından değil, tedavinin belirlenmesi bakımından da kritiktir. Örneğin rahim ağzından vajinaya yayılmış bir tümör, primer vajina kanseri protokolüyle değil rahim ağzı kanseri prensiplerine göre tedavi edilir.
Vajina Kanserinin Belirtileri Nelerdir?
Erken evredeki küçük vajinal lezyonlar herhangi bir belirti vermeyebilir. Belirti ortaya çıktığında en sık karşılaşılan yakınmalar şunlardır:
- Cinsel ilişki sonrası vajinal kanama,
- Menopoz sonrası vajinal kanama,
- Adet dönemleri dışında düzensiz kanama,
- Kanlı, sulu veya kötü kokulu vajinal akıntı,
- Vajina içinde ele gelen sertlik veya kitle,
- Cinsel ilişki sırasında ağrı,
- Vajina veya pelvis bölgesinde ağrı,
- İdrar yaparken ağrı veya yanma,
- Sık idrara çıkma,
- Kabızlık veya dışkılama güçlüğü,
- Bel ya da sırt ağrısı,
- İleri hastalıkta bacaklarda şişlik.
Bu belirtiler enfeksiyon, vajinal kuruluk, polip, menopozla ilişkili doku değişiklikleri veya başka iyi huylu hastalıklarda da görülebilir. Ancak özellikle ilişki sonrası veya menopoz sonrası kanamanın “normal” kabul edilmesi doğru değildir.
Vajinal Kanama İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa jinekolojik değerlendirme geciktirilmemelidir:
- Menopoz sonrasında tek sefer bile kanama olması,
- Cinsel ilişkiden sonra tekrarlayan kanama,
- Nedeni açıklanamayan kanlı veya sulu akıntı,
- Vajina içinde ele gelen bir kitle,
- Tedaviye rağmen geçmeyen vajinal akıntı,
- Devam eden pelvik ağrı,
- İdrar veya dışkılama alışkanlıklarında yeni başlayan değişiklik,
- Daha önce rahim ağzı kanseri, yüksek dereceli CIN, VaIN veya vulvar HSIL tanısı bulunması.
Belirtilerin ne kadar süredir devam ettiği önemlidir; ancak kanama gibi alarm bulgularında haftalarca beklemek gerekmez.

Vajina Kanseri Neden Olur?
Vajina kanseri, vajina hücrelerinde büyüme ve çoğalmayı düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucunda gelişir. Tek bir neden yoktur. Skuamöz hücreli vajina kanserlerinin önemli bir bölümü kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonuyla ilişkilidir.
HPV enfeksiyonu oldukça yaygındır ve enfeksiyonların çoğu bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde temizlenir. Kanser açısından önemli olan, yüksek riskli bir HPV tipinin dokuda uzun süre kalması ve hücresel değişikliklere yol açmasıdır.
HPV pozitifliği tek başına vajina kanseri anlamına gelmez. HPV enfeksiyonu ile kanser tanısı aynı şey değildir. Kanser tanısı ancak şüpheli dokudan alınan biyopsinin patolojik incelenmesiyle konabilir. HPV ve HPV pozitifliği hakkında ayrıntılı bilgi ilgili sayfada bulunabilir.
VaIN Nedir?
VaIN, “vajinal intraepitelyal neoplazi” teriminin kısaltmasıdır. Vajina yüzeyini döşeyen hücrelerde anormal değişiklikler bulunduğunu gösterir. VaIN henüz çevre dokulara ilerlememiş, yani invaziv kanser hâline gelmemiş bir lezyondur.
VaIN güncel terminolojide iki ana grupta değerlendirilebilir:
Düşük Dereceli Vajinal Skuamöz İntraepitelyal Lezyon
Eski sınıflandırmadaki VaIN 1, düşük dereceli vajinal skuamöz intraepitelyal lezyon olarak adlandırılır. Çoğunlukla HPV enfeksiyonuyla ilişkilidir ve lezyonların önemli bir bölümü kendiliğinden gerileyebilir. Her VaIN 1 lezyonuna cerrahi uygulanması gerekmez; yakın takip tercih edilebilir.
Yüksek Dereceli Vajinal Skuamöz İntraepitelyal Lezyon
Eski sınıflandırmadaki VaIN 2 ve VaIN 3, yüksek dereceli vajinal skuamöz intraepitelyal lezyon grubunda değerlendirilir. Bu lezyonlarda invaziv kansere ilerleme riski bulunduğu için tedavi önerilir.
Tedavi seçeneği lezyonun:
- Tek odaklı veya çok odaklı olması,
- Vajinadaki yeri ve yaygınlığı,
- Daha önce geçirilmiş rahim ağzı ameliyatları,
- Vajinal kubbede skar dokusu bulunması,
- Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu,
- İnvaziv kanser şüphesi
gibi özelliklerine göre belirlenir.
VaIN tedavisinde cerrahi eksizyon, lazer ablasyon ve seçilmiş hastalarda lokal tedaviler kullanılabilir. İnvaziv kanser olasılığı dışlanamıyorsa dokunun çıkarılarak patolojik olarak incelenmesini sağlayan eksizyonel yaklaşım tercih edilmelidir. VaIN tekrarlayabildiği için tedavi sonrası takip bırakılmamalıdır.
Vajina Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?
Bir risk faktörünün bulunması mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde bilinen hiçbir risk faktörü bulunmayan kişilerde de vajina kanseri gelişebilir.
Kalıcı Yüksek Riskli HPV Enfeksiyonu
Özellikle HPV 16 ve HPV 18 gibi yüksek riskli tipler vajinal skuamöz hücreli kanser ve VaIN gelişimiyle ilişkilidir.
Daha Önce Rahim Ağzı veya Vulvada Kanser Öncesi Lezyon Bulunması
CIN 2, CIN 3, servikal HSIL, rahim ağzı kanseri veya HPV ilişkili vulvar lezyon öyküsü bulunan hastalarda vajinal HPV ilişkili hastalık riski artabilir. Bunun nedeni bu hastalıkların ortak risk faktörlerine sahip olmasıdır.
VaIN Öyküsü
Özellikle yüksek dereceli VaIN, invaziv vajina kanseri açısından takip ve tedavi gerektiren öncü lezyondur.
Sigara Kullanımı
Sigara, HPV enfeksiyonunun temizlenmesini zorlaştırabilir ve HPV ilişkili hücresel değişikliklerin ilerleme riskini artırabilir.
Bağışıklık Sisteminin Baskılanması
HIV enfeksiyonu, organ nakli sonrası kullanılan bağışıklık baskılayıcı ilaçlar veya başka nedenlerle bağışıklık sisteminin zayıflaması, kalıcı HPV enfeksiyonu ve HPV ilişkili lezyon riskini artırabilir.
İleri Yaş
Skuamöz hücreli vajina kanseri daha sık ileri yaşlarda görülür. Bununla birlikte HPV ilişkili lezyonlar daha genç hastalarda da ortaya çıkabilir.
Anne Karnında DES Maruziyeti
Dietilstilbestrol veya DES, geçmişte düşükleri önlemek amacıyla kullanılan sentetik bir östrojendir. Anne karnında DES’e maruz kalan kadınlarda vajinanın berrak hücreli adenokarsinomu açısından risk artışı bildirilmiştir. DES artık gebelikte kullanılmadığı için bu durum günümüzde son derece nadirdir.
Histerektomi Geçirmiş Olmak
Rahmin alınmış olması tek başına vajina kanserinin doğrudan nedeni değildir. Ancak rahim ağzı kanseri veya yüksek dereceli servikal lezyon nedeniyle histerektomi yapılmış hastalarda HPV ilişkili hastalık vajinal kubbede devam edebilir veya daha sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle takip planı, rahmin hangi nedenle alındığına göre belirlenmelidir.
Vajina Kanserinden Korunmak Mümkün müdür?
Vajina kanserini tamamen önleyen tek bir yöntem yoktur. Bununla birlikte özellikle HPV ilişkili kanserlerin riski azaltılabilir.
HPV Aşısı
HPV aşısı, vajina kanseri ve VaIN ile ilişkili yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlar. Aşı mevcut HPV enfeksiyonunu veya oluşmuş bir lezyonu tedavi etmez; yeni enfeksiyonların önlenmesini amaçlar.
Aşının en yüksek koruyuculuğu HPV ile karşılaşmadan önce uygulanmasıyla elde edilir. Bununla birlikte daha ileri yaşlarda da kişinin daha önceki aşılanma durumu ve yeni HPV enfeksiyonu riski değerlendirilerek aşılama planlanabilir. HPV aşısı hakkında ayrıntılı bilgi ilgili sayfada bulunabilir.
Sigara Kullanılmaması
Sigaranın bırakılması yalnız vajina kanseri değil, HPV ilişkili rahim ağzı ve vulva hastalıkları açısından da önemlidir.
Kanser Öncesi Lezyonların Takibi
Yüksek dereceli CIN, VaIN veya vulvar HSIL saptanan hastaların önerilen kontrol ve tedavi programına uyması gerekir.
Belirti Varken Muayenenin Geciktirilmemesi
Vajina kanseri için belirti göstermeyen genel toplumda uygulanabilecek basit ve güvenilir bir tarama testi bulunmamaktadır. Pap smear testi esas olarak rahim ağzı kanseri taramasıdır ve ortalama riskli kadınlarda vajina kanseri tarama testi olarak kullanılmaz. Bu nedenle uyarıcı belirtilerin bilinmesi önemlidir.
Vajina Kanseri Tipleri Nelerdir?
Skuamöz Hücreli Vajina Kanseri
Primer vajina kanserlerinin yaklaşık %80–90’ını oluşturan en sık histolojik tiptir. Vajinanın yüzeyini döşeyen yassı hücrelerden gelişir ve sıklıkla yüksek riskli HPV enfeksiyonuyla ilişkilidir.
Vajinal Adenokarsinom
Vajinanın bez yapısındaki hücrelerinden gelişir. Primer vajina kanserlerinin yaklaşık %5–10’unu oluşturur. Berrak hücreli adenokarsinom, tarihsel olarak anne karnında DES maruziyetiyle ilişkilendirilmiş nadir bir alt tiptir.
Vajinal Melanom
Vajina mukozasındaki pigment üreten melanositlerden gelişen çok nadir ve biyolojik davranışı farklı bir kanserdir. Bazı vajinal melanomlar koyu renkli olmayabilir. Tedavisi skuamöz hücreli kanserden farklı planlanır.
Vajinal Sarkomlar
Vajinanın kas veya bağ dokusundan gelişir. Çocuklarda görülebilen embriyonel rabdomyosarkom ile yetişkinlerdeki diğer vajinal sarkomların tanı ve tedavisi ayrı yaklaşımlar gerektirir.
Diğer Nadir Tümörler
Nöroendokrin tümörler, lenfomalar ve başka nadir histolojik tipler de vajinada ortaya çıkabilir. Nadir tümörlerin patoloji preparatlarının bu alanda deneyimli bir jinekolojik patoloji veya ilgili tümör patolojisi uzmanı tarafından yeniden değerlendirilmesi önemlidir.
Vajina Kanseri Tanısı Nasıl Konur?
Vajina kanseri tanısı yalnız muayene, smear, HPV testi, MR veya PET-BT ile kesinleştirilemez. Kesin tanı biyopsi ve patolojik incelemeyle konur.
Hastanın Öyküsünün Değerlendirilmesi
Değerlendirmede şu bilgiler önemlidir:
- Kanamanın zamanı ve tekrarlayıp tekrarlamadığı,
- Akıntının süresi ve özellikleri,
- Daha önceki smear ve HPV sonuçları,
- CIN, VaIN veya vulvar lezyon öyküsü,
- Geçirilmiş rahim ağzı veya rahim ameliyatları,
- Önceki radyoterapi,
- Sigara kullanımı,
- Bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar ve ilaçlar.
Jinekolojik Muayene
Vulva, vajina ve rahim ağzı birlikte değerlendirilmelidir. Vajina duvarları spekulum yardımıyla doğrudan görülür. Bimanuel ve gerektiğinde rektovajinal muayene ile tümörün vajina duvarındaki derinliği ve çevre dokularla ilişkisi değerlendirilir.
Lezyonun vajinanın üst, orta veya alt üçte birlik bölümünde bulunduğu kaydedilmelidir. Bu konum, hem cerrahi yaklaşımı hem de değerlendirilmesi gereken lenf nodu bölgelerini etkiler.
Kolposkopik Değerlendirme
Kolposkopi, vajina ve rahim ağzı yüzeyinin büyütülerek incelenmesini sağlar. Özellikle küçük, yüzeyel veya çok odaklı lezyonların sınırlarının belirlenmesinde yararlıdır.
Kolposkopi sırasında vajinanın tamamı sistematik olarak incelenmeli ve şüpheli alanlardan biyopsi alınmalıdır. Vajinal kubbede skar dokusu veya geçirilmiş histerektomiye bağlı kıvrımlar, küçük lezyonların görülmesini zorlaştırabilir.
Biyopsi
Şüpheli vajinal bölgeden alınan doku patoloji laboratuvarında incelenir. Küçük bir biyopsi çoğunlukla poliklinik koşullarında alınabilir. Lezyonun yeri, ağrı, kanama riski veya hastanın muayeneye uyumu nedeniyle bazı hastalarda anestezi altında değerlendirme ve biyopsi gerekebilir.
Tedaviye başlamadan önce histolojik tanının doğrulanması zorunludur.
Patoloji Raporunda Hangi Bilgiler Önemlidir?
Patoloji raporunda mümkün olduğunca şu bilgiler bulunmalıdır:
- Tümörün histolojik tipi,
- Tümör derecesi,
- İnvazyon varlığı ve derinliği,
- Lenf ve damar boşluğu invazyonu,
- Cerrahi materyal varsa cerrahi sınırlar,
- HPV ilişkisi,
- Skuamöz tümörlerde gerekli görüldüğünde p16 değerlendirmesi,
- Nadir histolojik tiplerde ayırıcı tanıya yönelik immünohistokimyasal veya moleküler incelemeler.
Vajinada görülen adenokarsinomlarda rahim ağzı, rahim iç tabakası, kalın bağırsak veya başka bir organdan metastaz olasılığı da patolojik ve klinik olarak dışlanmalıdır.

Vajina Kanserinde Hangi Görüntüleme Yöntemleri Kullanılır?
Pelvik MR
Pelvik manyetik rezonans görüntüleme, vajina kanserinin lokal yayılımını değerlendirmede standart görüntüleme yöntemidir. MR ile:
- Tümörün boyutu,
- Vajina duvarındaki derinliği,
- Rahim ağzı ve parametrial dokularla ilişkisi,
- Mesane, üretra ve rektuma yakınlığı,
- Pelvik lenf nodları
değerlendirilebilir.
Bilgisayarlı Tomografi
Toraks, abdomen ve pelvis bilgisayarlı tomografisi; lenf nodları, akciğerler, karaciğer ve diğer bölgelerde hastalık yayılımını araştırmak için kullanılabilir.
PET-BT
PET-BT özellikle lokal ileri hastalıkta, şüpheli lenf nodlarının veya uzak metastazların değerlendirilmesinde ek bilgi sağlayabilir. Her erken evre vajina kanseri hastasında rutin PET-BT yapılması gerekli değildir.
Uzman Pelvik Ultrasonografi
Deneyimli bir hekim tarafından yapılan pelvik ultrasonografi bazı hastalarda lokal değerlendirmeye yardımcı olabilir; ancak vajina kanserinde pelvik MR’ın yerini tamamen almaz.
Sistoskopi ve Rektoskopi
Muayene veya görüntülemede mesane ya da rektum tutulumu şüphesi varsa bu organların kamera ile incelenmesi gerekebilir.
Vajina Kanserinde Evreleme Nasıl Yapılır?
Vajina kanserinin evresi, tümörün vajina duvarıyla sınırlı olup olmadığına ve çevre dokulara ya da uzak organlara yayılıp yayılmadığına göre belirlenir.
| FIGO evresi | Hastalığın yaygınlığı |
|---|---|
| Evre I | Tümör vajina duvarıyla sınırlıdır |
| Evre II | Tümör vajina çevresindeki dokulara yayılmıştır ancak pelvis duvarına ulaşmamıştır |
| Evre III | Tümör pelvis duvarına kadar ilerlemiştir |
| Evre IVA | Mesane veya rektum mukozası tutulmuştur ya da tümör gerçek pelvisin dışına doğrudan uzanmıştır |
| Evre IVB | Akciğer, karaciğer, kemik veya başka uzak organlara yayılım vardır |
Vajina kanseri evrelemesinde tümörün üst, orta veya alt vajinadaki konumu ayrıca önem taşır. Üst iki üçte birlik bölümdeki tümörlerin lenfatik yayılımı daha çok pelvik lenf nodlarına, alt üçte birlik bölümdeki tümörlerin yayılımı ise kasık lenf nodlarına doğru olabilir.

Vajina Kanseri Tedavisi Nasıl Planlanır?
Vajina kanseri tedavisinde bütün hastalara uygulanan tek bir yöntem yoktur. Tedavi kararı şu faktörlere göre kişiselleştirilir:
- Hastalığın evresi,
- Tümörün boyutu,
- Vajinanın üst, orta veya alt bölümündeki yeri,
- Tümörün histolojik tipi,
- Üretra, mesane, rektum ve anal kanala yakınlığı,
- Lenf nodu veya uzak organ tutulumu,
- Daha önce pelvik radyoterapi uygulanmış olması,
- Rahmin bulunup bulunmaması,
- Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu,
- Doğurganlık ve cinsel işlev beklentileri,
- Vajinal fonksiyonun korunabilme olasılığı.
Nadir görülmesi ve tedavisinin karmaşık olması nedeniyle vajina kanseri olgularının deneyimli merkezlerde multidisipliner konseyde tartışılması önerilir. Radikal cerrahi ile radyoterapinin birlikte kullanılmasının ciddi yan etki riskini artırabileceği unutulmamalı; mümkün olduğunda tedavinin ana yöntemi başlangıçta doğru seçilmelidir.
Vajina Kanserinde Cerrahi Tedavi
Cerrahi, her vajina kanseri hastası için uygun değildir. Güncel Avrupa kılavuzlarında cerrahi özellikle:
- En büyük çapı yaklaşık 2 santimetreyi aşmayan,
- Üretra veya anal kanala yakın olmayan,
- Sağlam cerrahi sınırlarla çıkarılabilecek,
- Ameliyat sonrasında kabul edilebilir fonksiyonel sonuç beklenen
küçük ve erken evre tümörlerde değerlendirilir.
Geniş Lokal Eksizyon
Çok küçük ve yüzeyel tümörlerde, lezyon çevresindeki bir miktar sağlam dokuyla birlikte çıkarılabilir. Patoloji sonucunda cerrahi sınırların temiz olup olmadığı değerlendirilir.
Parsiyel Vajinektomi veya Parsiyel Kolpektomi
Tümörün bulunduğu vajina bölümünün çıkarılmasıdır. Özellikle sınırlı erken evre lezyonlarda uygulanabilir.
Total veya Radikal Vajinektomi
Vajinanın tamamının veya çevresindeki destek dokularıyla birlikte daha geniş biçimde çıkarılmasıdır. Yalnız seçilmiş hastalarda gerekir.
Histerektomiyle Birlikte Vajina Rezeksiyonu
Rahmi bulunan bir hastada tümör üst vajinada yerleşmişse, temiz cerrahi sınır elde etmek için vajinanın ilgili bölümüyle birlikte rahim, rahim ağzı ve çevre destek dokularının çıkarılması gerekebilir.
Lenf Nodlarının Değerlendirilmesi
Lenf nodu değerlendirmesi tümörün konumuna göre planlanır:
- Üst iki üçte birlik vajina tümörlerinde pelvik lenf nodları,
- Alt üçte birlik vajina tümörlerinde kasık lenf nodları
önem kazanır.
Vajina kanserinde sentinel lenf nodu biyopsisinin rolü diğer bazı jinekolojik kanserlerdeki kadar standartlaşmış değildir. Lenf nodu yaklaşımı hastaya ve tümörün yerleşimine göre belirlenmelidir.
Pelvik Egzenterasyon
Mesane, rektum veya başka pelvik organların birlikte çıkarılmasını gerektiren çok geniş bir cerrahidir. İlk tedavide yalnız son derece seçilmiş hastalarda; daha sık olarak önceki radyoterapi sonrasında pelvisin merkezinde sınırlı bir nüks gelişen ve tümörün temiz sınırlarla çıkarılabileceği hastalarda gündeme gelebilir.
Cerrahinin genişliği, hastanın yaşam kalitesi ve uzun dönem fonksiyonlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Vajinal Rekonstrüksiyon Yapılabilir mi?
Vajinanın önemli bir bölümünün çıkarılması gereken hastalarda neovajina adı verilen yeni bir vajinal kanal oluşturulması değerlendirilebilir. Rekonstrüksiyon kararı:
- Çıkarılan dokunun genişliğine,
- Daha önce radyoterapi uygulanıp uygulanmadığına,
- Hastanın yaşı ve genel sağlık durumuna,
- Cinsel aktivite ve beklentilerine,
- Ameliyat sonrasında düzenli dilatör kullanabilme olasılığına
göre kişiselleştirilir.
Neovajina oluşturulması yalnız teknik bir rekonstrüksiyon değildir. Uzun dönemde daralma ve kapanmayı önlemek için ameliyat sonrası destek, vajinal dilatör kullanımı, cinsel sağlık danışmanlığı ve gerektiğinde psikolojik destek gerekir.
Vajina Kanserinde Radyoterapi
Radyoterapi, vajina kanseri tedavisinin temel yöntemlerinden biridir. Özellikle cerrahiyle kabul edilebilir fonksiyonel sonuç elde edilemeyen veya lokal ileri evrede bulunan hastalarda ana tedavi olarak kullanılır.
Dıştan Radyoterapi
Eksternal radyoterapi veya dıştan ışın tedavisi, tümör ve risk altındaki lenf nodu bölgelerine vücut dışındaki bir cihazdan radyasyon verilmesidir.
Tümör alt vajinada yerleşmişse kasık lenf nodları, üst vajinada yerleşmişse pelvik lenf nodları radyoterapi alanına dahil edilebilir.
Brakiterapi
Brakiterapi, radyasyon kaynağının vajina içine veya tümörün yakınına yerleştirilmesidir. Bu yöntemle tümöre yüksek doz verilirken mesane ve rektum gibi komşu organların korunması amaçlanır.
Yüzeyel küçük tümörlerde vajina içine yerleştirilen aplikatörlerle intrakaviter brakiterapi uygulanabilir. Daha kalın veya vajina çevresindeki dokulara ilerleyen tümörlerde dokunun içine özel iğnelerin yerleştirildiği interstisyel brakiterapi gerekebilir.
Modern vajina kanseri radyoterapisinde dıştan ışınlama ve brakiterapi çoğunlukla birbirini tamamlayan tedavilerdir. Brakiterapinin deneyimli merkezlerde ve görüntüleme rehberliğinde uygulanması önemlidir.
Kemoradyoterapi Nedir?
Kemoradyoterapi, radyoterapiyle eş zamanlı olarak düşük dozda kemoterapi verilmesidir. Kemoterapinin bu kullanımındaki temel amaç kanser hücrelerinin radyasyona duyarlılığını artırmaktır.
En sık kullanılan ilaçlardan biri sisplatindir. Ancak vajina kanseri nadir olduğundan kemoradyoterapiye ilişkin verilerin önemli bölümü rahim ağzı kanseri tedavisinden uyarlanmıştır. Hastanın böbrek fonksiyonları, yaşı, işitme durumu ve genel sağlık koşulları eş zamanlı kemoterapi kararında dikkate alınır.
İleri Evre veya Metastatik Vajina Kanserinde Tedavi
Uzak organlara yayılmış hastalıkta tedavi hedefleri:
- Hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak,
- Kanama, akıntı ve ağrıyı azaltmak,
- İdrar veya bağırsak tıkanıklığını kontrol etmek,
- Yaşam kalitesini korumak
olarak belirlenir.
Sistemik tedavide çoğunlukla rahim ağzı kanserinde kullanılan platin temelli kemoterapi rejimlerinden yararlanılır. İmmünoterapi veya hedefe yönelik tedaviler; tümörün histolojik tipi, önceki tedaviler ve uygun biyobelirteç sonuçlarına göre seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir. Ancak primer vajina kanserine özgü klinik çalışma verileri sınırlıdır.
Uygun hastalarda klinik araştırmalara katılım seçeneği de değerlendirilmelidir.
Evreye Göre Vajina Kanseri Tedavisi
| Hastalığın durumu | Genel tedavi yaklaşımı |
|---|---|
| VaIN 1 / düşük dereceli lezyon | Yakın takip; her hastada tedavi gerekmez |
| VaIN 2–3 / yüksek dereceli lezyon | Eksizyon, lazer veya seçilmiş lokal tedaviler |
| Küçük Evre I tümör | Seçilmiş hastalarda cerrahi veya radyoterapi |
| Daha büyük Evre I tümör | Radyoterapi ve brakiterapi; seçilmiş hastalarda cerrahi |
| Evre II–IVA | Genellikle dıştan radyoterapi, brakiterapi ve uygun hastalarda eş zamanlı kemoterapi |
| Evre IVB | Sistemik tedavi, semptom kontrolüne yönelik radyoterapi ve kişiselleştirilmiş destek tedavileri |
| Lokal nüks | Önceki tedaviye göre cerrahi, yeniden ışınlama veya brakiterapi; seçilmiş hastalarda pelvik egzenterasyon |
Bu tablo genel bir çerçevedir. Vajina kanserinde aynı evredeki iki hastanın tümör konumu, önceki tedavileri ve fonksiyonel beklentileri farklı olabileceğinden tedavileri de farklı olabilir.

Tedavi Sonrasında Hangi Yan Etkiler Görülebilir?
Yan etkiler uygulanan tedavinin türüne ve genişliğine göre değişir.
Cerrahi Sonrası Olası Etkiler
- Kanama ve enfeksiyon,
- Mesane, üreter veya bağırsak yaralanması,
- İdrar yapma güçlüğü,
- Vajinal kısalma veya daralma,
- Cinsel ilişkide ağrı,
- Pelvik veya kasık lenf nodları çıkarılmışsa lenfödem,
- Geniş cerrahilerde idrar veya bağırsak fonksiyonlarında değişiklik.
Radyoterapi Sonrası Olası Etkiler
- Vajinal kuruluk,
- Vajinal daralma ve kısalma,
- Cinsel ilişkide ağrı,
- Mesane irritasyonu ve sık idrara çıkma,
- Bağırsak hareketlerinde değişiklik,
- Pelvik dokularda sertleşme,
- Lenfödem,
- Yumurtalıkların radyasyon alanında kalması durumunda erken menopoz,
- Nadir olarak mesane-vajina veya rektum-vajina fistülü.
Yan etkilerin bir bölümü tedavi tamamlandıktan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle takip yalnız kanserin tekrarlayıp tekrarlamadığını araştırmakla sınırlı değildir.
Vajinal ve Cinsel Sağlık Nasıl Korunur?
Vajina kanseri ve tedavisi; beden algısını, cinsel isteği ve cinsel ilişkiyi etkileyebilir. Bu sorunlar tedavinin kaçınılmaz ve çözümsüz sonuçları olarak kabul edilmemelidir.
Hastanın durumuna göre:
- Vajinal dilatörler,
- Su veya silikon bazlı kayganlaştırıcılar,
- Vajinal nemlendiriciler,
- Onkolojik açıdan uygun hastalarda lokal östrojen,
- Pelvik taban fizyoterapisi,
- Cinsel sağlık danışmanlığı,
- Psikolojik destek
kullanılabilir.
Radyoterapi sonrası vajinal dilatör kullanımı, vajinanın daralmasını azaltmak ve takip muayenelerinin yapılabilmesini sağlamak açısından önem taşıyabilir. Uygulamanın ne zaman başlayacağı ve hangi sıklıkta yapılacağı radyasyon onkolojisi ve jinekolojik onkoloji ekibi tarafından belirlenmelidir.
Vajina Kanseri Tekrarlar mı?
Vajina kanseri tedavi sonrasında tekrarlayabilir. Nüks:
- Vajina veya vajinal kubbede,
- Pelvik dokularda,
- Pelvik ya da kasık lenf nodlarında,
- Akciğer, karaciğer veya kemik gibi uzak organlarda
görülebilir.
Nükslerin önemli bir bölümü tedaviden sonraki ilk iki yıl içinde ortaya çıkar. Ancak daha geç dönemde de tekrarlama olabileceği için takip programına devam edilmelidir.
Nüks tedavisi önceki tedavilere göre planlanır. Daha önce radyoterapi almamış bir hastada kemoradyoterapi ve brakiterapi kullanılabilir. Daha önce radyoterapi uygulanmış seçilmiş hastalarda yeniden brakiterapi veya tümörün temiz sınırlarla çıkarılabildiği durumlarda radikal cerrahi değerlendirilebilir.
Vajina Kanseri Sonrası Takip Nasıl Yapılır?
Takip programı hastalığın evresi, uygulanan tedavi ve hastanın yan etki riskine göre kişiselleştirilir.
Genel olarak:
- İlk iki yıl 3–4 ayda bir; seçilmiş hastalarda 6 aya kadar aralıklarla,
- Üçüncü yıldan beşinci yıla kadar 6–12 ayda bir,
- Beşinci yıldan sonra hastanın riskine ve klinik durumuna göre
kontrol planlanabilir.
Kontrollerde:
- Yeni belirtiler sorgulanır,
- Vulva ve vajina muayene edilir,
- Spekulum ve bimanuel pelvik muayene yapılır,
- Kasık lenf nodları değerlendirilir,
- Tedaviye bağlı mesane, bağırsak, cinsel sağlık ve lenfödem sorunları araştırılır.
Her kontrolde rutin PET-BT veya MR çekilmesi zorunlu değildir. Görüntüleme yöntemleri yeni bir belirti, şüpheli muayene bulgusu veya yüksek nüks riski varsa kullanılır.
Radyoterapi sonrası vajinal sitoloji sonuçlarının güvenilirliği azalabilir. Takibin temelini yalnız smear değil, deneyimli hekim tarafından yapılan muayene ve belirtilerin değerlendirilmesi oluşturur.
Vajina Kanserinde Tedavi Başarısını Neler Etkiler?
Tedavi başarısı yalnız hastalığın evresine bağlı değildir. Sonucu etkileyebilen başlıca faktörler şunlardır:
- Tümörün boyutu,
- Vajina duvarındaki yaygınlığı,
- Üst, orta veya alt vajinadaki konumu,
- Lenf nodu tutulumu,
- Histolojik tip ve tümör derecesi,
- Mesane veya rektum tutulumu,
- Uzak metastaz varlığı,
- Daha önce pelvik radyoterapi uygulanmış olması,
- Hastanın genel sağlık ve performans durumu,
- Tedavinin deneyimli ve multidisipliner bir merkezde yürütülmesi.
Nadir görülen bu hastalıkta yalnız “evre” veya yalnız “tümör boyutu” üzerinden tedavi başarısı tahmin etmek doğru değildir.
Prof. Dr. Doğukan Yıldırım’ın Yaklaşımı
Vajina kanserinde ilk ve en kritik adım, vajinadaki lezyonun gerçekten primer vajina kanseri olup olmadığının belirlenmesidir. Rahim ağzı, vulva, rahim, mesane veya kalın bağırsak kaynaklı bir tümörün vajina tutulumu, primer vajina kanseriyle aynı şekilde tedavi edilmemelidir.
Tanı doğrulandıktan sonra tümörün yalnız evresini değil; vajinanın hangi bölümünde bulunduğunu, üretra, mesane ve rektumla ilişkisini, lenfatik yayılım yönünü ve tedavinin vajinal fonksiyon üzerindeki etkisini birlikte değerlendiririm.
Küçük ve uygun yerleşimli erken evre tümörlerde cerrahiyle sağlam sınır elde edilebiliyorsa organ ve fonksiyon koruyucu rezeksiyon seçenekleri gündeme gelebilir. Ancak geniş cerrahi sonrasında radyoterapi gerektirme ihtimali yüksekse, başlangıçta kemoradyoterapi ve brakiterapi daha doğru bir tedavi olabilir. Amaç yalnız tümörü ortadan kaldırmak değil; gereksiz kombine tedaviden kaçınarak mesane, bağırsak, vajinal ve cinsel fonksiyonları mümkün olduğunca korumaktır.
Tedavi planı jinekolojik onkoloji, radyasyon onkolojisi, medikal onkoloji, radyoloji ve patoloji uzmanlarının katıldığı multidisipliner değerlendirme sonucunda oluşturulmalıdır.
Hangi Durumlarda Jinekolojik Onkoloji Değerlendirmesi Gerekir?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa jinekolojik onkoloji değerlendirmesi uygun olur:
- Vajinadan alınan biyopside kanser saptanması,
- VaIN 2 veya VaIN 3 tanısı,
- Vajinada sınırları belirsiz, büyük veya çok odaklı bir lezyon,
- Muayenede vajina duvarına yerleşmiş şüpheli kitle,
- Daha önce rahim ağzı kanseri tedavisi görmüş bir hastada yeni vajinal lezyon,
- Radyoterapi sonrasında şüpheli nüks,
- Cerrahi, radyoterapi ve brakiterapi arasında tedavi seçimi yapılması gerekmesi,
- Patoloji sonucunda melanom, sarkom veya nadir bir vajinal tümör bildirilmesi.
Tıbbi Kaynaklar
-
National Cancer Institute – Vaginal Cancer Treatment, Health Professional Version
-
National Cancer Institute – Vaginal Cancer Treatment, Patient Version
-
ESGO, ISSVD, ECSVD ve EFC – Vajinal İntraepitelyal Neoplazi Yönetimi Konsensüs Raporu
-
Centers for Disease Control and Prevention – Screening for Vaginal and Vulvar Cancers
-
Centers for Disease Control and Prevention – Reducing Risk for Vaginal and Vulvar Cancers
-
American Cancer Society – Signs and Symptoms of Vaginal Cancer
Sık Sorulan Sorular
Vajina kanseri bulaşıcı mıdır?+
Hayır. Kanser bulaşıcı değildir. Vajina kanserlerinin bir bölümüyle ilişkili olan HPV enfeksiyonu bulaşabilir; ancak HPV taşıyan bir kişinin mutlaka kanser olacağı anlamına gelmez.
HPV pozitifliği vajina kanseri olduğumu gösterir mi?+
Hayır. HPV pozitifliği yalnız yüksek riskli bir HPV tipinin tespit edildiğini gösterir. Kanser tanısı koymaz. Kanser tanısı için şüpheli dokudan biyopsi alınması gerekir.
VaIN kanser midir?+
VaIN invaziv kanser değildir. Vajinanın yüzey hücreleriyle sınırlı kanser öncesi değişiklikleri ifade eder. VaIN 1 çoğunlukla takip edilebilirken VaIN 2 ve VaIN 3 genellikle tedavi edilir.
Smear testi vajina kanserini gösterir mi?+
Pap smear temel olarak rahim ağzı kanseri taramasında kullanılır. Vajina kanseri için genel toplumda önerilen bir tarama testi değildir. Bazen vajinal hücrelerdeki anormallikleri gösterebilir; ancak normal smear sonucu vajina kanserini kesin olarak dışlamaz.
Rahmi alınmış bir kişide vajina kanseri gelişebilir mi?+
Evet. Rahim alınmış olsa bile vajina dokusu bulunmaya devam eder. Özellikle rahim ağzı kanseri veya yüksek dereceli CIN nedeniyle histerektomi yapılan hastalarda vajinal takip gerekebilir. Benign nedenle rahmi alınmış her hastaya rutin vajinal smear yapılması ise gerekli değildir.
Vajina kanseri her zaman ameliyat edilir mi?+
Hayır. Vajina kanserinde radyoterapi ve brakiterapi çoğu hastada temel tedavidir. Cerrahi daha çok küçük, erken evre ve kritik organlardan uzakta bulunan seçilmiş tümörlerde uygulanır.
Vajinanın tamamının alınması gerekir mi?+
Her hastada gerekmez. Küçük lezyonlarda yalnız tümörün bulunduğu bölüm çıkarılabilir. Tüm vajinanın çıkarılması yalnız daha geniş fakat cerrahiye uygun seçilmiş hastalıklarda gündeme gelir.
Vajina kanseri tedavisi cinsel yaşamı etkiler mi?+
Cerrahi ve radyoterapi vajinal kuruluk, daralma, kısalma ve ağrılı cinsel ilişkiye neden olabilir. Vajinal dilatör, kayganlaştırıcı, lokal tedaviler, pelvik taban fizyoterapisi ve cinsel sağlık desteğiyle bu sorunların önemli bir bölümü azaltılabilir.
Vajina kanseri erken evrede tedavi edilebilir mi?+
Evet. Vajina duvarıyla sınırlı küçük tümörlerde cerrahi veya radyoterapiyle hastalık kontrolü sağlanabilir. Tedavi başarısı tümörün boyutu, konumu, histolojik tipi ve lenf nodu durumuyla yakından ilişkilidir.
Vajina kanseri ile vulva kanseri arasındaki fark nedir?+
Vajina kanseri iç genital kanaldan, vulva kanseri ise dış genital cilt ve mukozadan gelişir. Muayene, biyopsi, lenfatik yayılım ve tedavi yaklaşımları birbirinden farklıdır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi kararları; hastanın muayene, patoloji ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek hekim tarafından verilmelidir.
